Maliye’nin yaptığı açıklamalar… Emlak vergisi hakkında özelge örnekleri…

“…Bina vergisi hesabında binanın/dairenin dıştan dışa yüzölçümü hesabında brüt alana hol, merdiven boşluğu, kapıcı dairesi, sığınak, otopark, yol gibi ortak kullanım alanlarından gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünün ilave edilip edilmeyeceği ile indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda…”

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı         :               97895701-175.01[6-1/43]-109945       04.02.2019

Konu        :               İndirimli Emlak Vergisi uygulamasında ortak alanların dikkate alınıp alınmayacağı

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, bina vergisi hesabında binanın/dairenin dıştan dışa yüzölçümü hesabında brüt alana hol, merdiven boşluğu, kapıcı dairesi, sığınak, otopark, yol gibi ortak kullanım alanlarından gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünün ilave edilip edilmeyeceği ile indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinde, bu kanundaki bina tabirinin, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı; 3 üncü maddesinde bina vergisinin binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği; 7 nci maddesinde de bina vergisi matrahının binanın bu Kanun hükümlerine göre tespit edilen vergi değeri olduğu hükme bağlanmıştır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.

Anılan Kanunun 29 uncu maddesinde;

“Vergi değeri;

a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,

b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,

 Hesaplanan bedeldir.” hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, binanın brüt alanı ile ilgili olarak 6 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde;

“A – BİNA VERGİSİ

  1. Verginin konusu ve bina kavramı

  1. c) Ortak yerlerin değerlemesi

Kat mülkiyeti kurulmuş binalarda ortak yerlerin nasıl değerlendirileceği Emlâk Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzüğün 15 inci maddesinde belirtilmiştir.

Bu maddedeki ortak yerler deyimi, kat mülkiyetine konu olabilecek veya ortak faydalanma dışında müstakilen kullanılabilecek duruma getirilen (dükkân, daire, depo gibi.) yerleri kapsamaktadır. Bu bakımdan sözü edilen hükümlere göre bu nitelikteki yerlerin ayrıca değerlendirilerek kat (bağımsız bölüm) malikleri tarafından payları oranında ayrı ayrı beyan edilmesi gerekir.

Buna karşılık, Kat Mülkiyet Kanununa göre kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakilen tasarrufu mümkün olmayan (çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe, ortak garaj ve benzeri.) yerler için, eklentilerde olduğu gibi, bunlar da bağımsız bölümlerin değerini tayin eden kısımlar olduğundan, ayrıca vergi değeri tayin ve takdir edilmiyecek ve bağımsız bölümlerle bağlantıları ölçüsünde bu bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılacaktır.” denilmektedir.

14 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde ise;

“…

Binanın Dıştan Dışa Yüzölçümünün Tespiti

Emlâk Vergisine esas olacak bina değerinin tespitinde binanın DIŞTAN DIŞA (BRÜT) YÜZÖLÇÜMÜ esas alınmaktadır.

Binanın (apartmanlarda ise dairenin) dıştan dışa yüzölçümü dış duvarlar arasındaki mesafeler itibariyle m2 cinsinden bulunacak alanıdır.

Binanın dıştan dışa yüzölçümü kesin olarak bilinemediği takdirde faydalı, diğer bir ifade ile net alanın % 25 fazlasının dıştan dışa yüzölçümü olarak bildirilmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre net alanı 100 m² olan bir apartman dairesinin bildirilmesi gereken brüt alanı 125 m² olacaktır.

Bu şekilde hesaplanan brüt alan hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünü de içermektedir.” denilmektedir.

Bu açıklamalara göre, kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve bağımsız olarak tasarrufu mümkün olmayan kömürlük, çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer daireleri, garaj gibi eklentiler arsa payı oranında bağlı olduğu bina ile birlikte dikkate alınır. Buna mukabil, binaların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan veya kolaylaştıran ve binadan bağımsız olarak kullanılabilen daire, işyeri, depo gibi eklentiler bağlı olduğu binadan ayrı olarak dikkate alınır ve ana taşınmazdan ayrı olarak vergilendirilir.

Buna göre, genel ortak alanların yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi ve kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakilen tasarrufu mümkün olmayan yerlerin, mükelleflerin arsa hissesine göre bulunacak payları oranında bağımsız bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılarak vergi değerinin hesaplanması gerekmektedir.

Öte yandan, binanın dıştan dışa yüzölçümünün kesin olarak bilinemediği takdirde faydalı, diğer bir ifade ile net alanın % 25 fazlasının dıştan dışa yüzölçümü olarak bildirilmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre net alanı 100 m² olan bir apartman dairesinin bildirilmesi gereken brüt alanı 125 m² olacaktır.

Ayrıca, konu ile ilgili olarak … Belediye Başkanlığından alınan … tarihli ve … sayılı yazıda, dairenize ilişkin olarak 173 m2 brüt bina metrekaresine ilgili sitenin toplam kapalı otoparkından arsa hissenize göre 86 m2 kapalı otopark alanının hesaplandığı ve binanın dıştan dışa yüzölçümünün 259 m2 olarak tespit edildiği belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar, gaziler, engelliler, şehitlerin dul ve yetimleri Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde diğer şartları da taşımaları şartıyla yararlanabilecek olup maliki olduğunuz bağımsız gayrimenkulün (site dahilinde mesken mahiyetindeki) yer aldığı binanın ortak alanlarından gelen paylar ile birlikte dıştan dışa yüzölçümü toplamının brüt 200 m²’nin üzerinde olması nedeniyle anılan uygulamadan yararlanabilmeniz mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 


 

 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı

(Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü)

ayı:73903997-175.01[12-2018/1]-E.5113                                                          29.01.2019

Konu          :  Organize Sanayi Bölgesinde Emlak Vergisi Muafiyeti

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan fabrika binanızın inşaatının tamamlanmaması nedeniyle arsa tahsis belgesi kapatılarak şirketiniz adına mülkiyet tapusu alınamadığı, ancak söz konusu binada üretim gerçekleştirildiği belirtilerek, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (m) fıkrası gereği daimi muafiyetten yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 nci maddelerinde, Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre bina ve arazi vergisine tabi olduğu, aksine hüküm olmadıkça bu Kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı; 3 ve 13 üncü maddelerinde de, bina ve arazi vergisinin bina ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina ve araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, bina vergisi mükellefiyetinin bu Kanunun 33 üncü maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı; 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, bina vergisinin, ilgili belediye tarafından 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icap eden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı, 19 uncu maddesinin beşinci fıkrasında ise üzerine bina yapılan arsanın, arazi vergisi mükellefiyetinin inşaatın bittiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren sona ereceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 33 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yeni bina inşa edilmesinin (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.) vergi değerini tadil eden sebep olduğu, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, 33 üncü maddede (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlak vergisi bildiriminin verilmesinin zorunlu olduğu, bildirimlerin yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verileceği hükme bağlanmıştır.

7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun daimi muaflıkları düzenleyen 4 üncü maddesi,

” Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

  1. m) Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar ” şeklinde düzenlenmiş olup, kiraya verilmemek şartıyla, organize sanayi bölgesindeki binaların daimi olarak bina vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla, bahse konu taşınmazın, bina olması, organize sanayi bölgesi içerisinde yer alması ve kiraya verilmemesi şartıyla daimi olarak emlak vergisinden muaf tutulması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı:97895701-175[2018/6.1-34]-E.88489                        28.01.2019

Konu          :  Yıkılıp yeniden inşa edilen binanın emlak vergisi

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … adresinde mesken niteliğinde gayrimenkulünüz bulunduğunu, binanın “Kentsel Dönüşüm” kapsamında yıkılıp yaklaşık bir yıllık süre zarfında yeniden inşa edildiğini, binanın yıkılmasından sonra inşa sürecinde bağlı bulunduğunuz belediyenin tüm kat maliklerinden arsa vergisi talep ettiğini belirterek; Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık aylığı aldığınız ve İstanbul sınırları içerisinde sadece bu daireniz olduğu hususları dikkate alınarak, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağınıza ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 nci maddelerinde, Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve arazilerin bu Kanun hükümlerine göre bina ve arazi vergisine tabi olduğu; 3 ve 13 üncü maddelerinde, bina ve arazi vergisinin; bina ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi her ikisi de yoksa bina ve araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 9 ve 19 uncu maddelerinin birinci fıkralarının (a) bentlerinde, bina ve arazi vergisi mükellefiyetinin, 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı, 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında, yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyetin bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona ereceği; 11 ve 21 inci maddelerinde, bina ve arazi vergisinin ilgili belediye tarafından yıllık olarak tarh olunacağı; 30 uncu maddesinde ise emlak vergisinin birinci taksitinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksitinin ise Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 33 üncü maddesinin (2) numaralı bendinde, bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olmasının vergi değerini tadil eden sebep olduğu, 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, bu Kanunun 33 üncü maddesinde yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin (8 numaralı fıkra hariç) doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, değişiklik bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ise üç ay içinde gayrimenkulün bulunduğu yerdeki belediyeye emlak vergisi bildirimi verileceği hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, konu hakkında mezkur gayrimenkulünüzün bulunduğu … Belediye Başkanlığı ile yapılan yazışma neticesinde alınan … tarih ve … sayılı yazı ve eklerinden; yapı sahibi olarak gösterilen … ve hissedarlarına ait gayrimenkul hakkındaki “Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu” nun onay tarihinin …/2017 olduğu ve … Belediye Başkanlığı Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün … ve hissedarlarına ait … tarihli dilekçeye istinaden mahallinde yapılan tetkikte binanın tamamlandığının … tarih ve … sayılı yazı ile tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlarda diğer şartların yanında tek meskene veya tek meskende hisseye sahip olma şartının İstanbul için değil tüm Türkiye için aranılması gerektiği hususları dikkate alınarak;

– İlgili belediye tarafından …/2017 tarihinde onaylanan “Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu” ile yıkıldığı tespit edilen maliki olduğunuz bina vasıflı gayrimenkulünüzün vasfının arsaya dönüşmesi nedeniyle gayrimenkulünüze ilişkin bina vergisi mükellefiyetiniz 2017 yılı emlak vergisi ikinci taksiti itibarıyla sona ermiştir.Vasfı arsaya dönüşen gayrimenkul için arazi (arsa) vergisi mükellefiyetiniz ise 2018 yılı itibarıyla başlamış olup, arazi (arsa) vergisi yılın tamamı için ilgili belediye tarafından iki taksit halinde tarh ve tahakkuk ettirilmektedir. Ayrıca, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) yalnızca binalar için uygulanmakta olduğundan arazi (arsa) vergisi için uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Yıkıldıktan sonra 2018 yılında yeniden inşa edilen binanın inşaatının bittiği tarihi takip eden 2019 yılından itibaren sahip olduğunuz tek mesken için, Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığınız yaşlılık aylığı dışında başka bir geliriniz olmaması ve aranan diğer şartları taşımanız durumunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”un 7153 sayılı “Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 24 uncu maddesi ile değişmeden önceki 7 nci maddesinin (9) numaralı fıkrasında “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.” hükmü yer almakta olup, söz konusu Kanunda da kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yeniden inşa edilecek binaların hak sahibi maliklerinin arazi (arsa) vergisinden muaf olacaklarına dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı:97895701-175.01[2018/6.1-24]-E.51155                                                      16.01.2019

Konu          :  Emlak vergisi muafiyeti

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olduğunuz, … İli, … İlçesi, … mevkiinde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait olan alanda yat limanı (marina) işletmeciliği faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, marinanın deniz dolgu alanı (kıyı kenar çizgisi dışındaki alanlar) kısmında yer alan yapıların (rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmimleri ile yolcu salonlarının) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (j) fıkrası kapsamında bina vergisinden muaf olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanundaki bina tabirinin, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı; 3 üncü maddesinde ise bina vergisini, bina malikinin, varsa intifa hakkı sahibinin, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (j) fıkrasındaUmuma tahsis edildiği Maliye ve Gümrük Bakanlığınca kabul edilen rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmimleri ile, demiryolları ve köprü, rampa ve tünel, yeraltı ve yerüstü geçitleri, peron alimantasyon tesisleri, iskele ve istasyon binaları ile yolcu salonları, cer ve malzeme depoları gibi demiryolu mütemmimleri, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait hava liman ve meydanlarındaki terminal binaları, teknik blok, hangar, sistemlere ait depo; elektronik, elektrik ve mekanik sistemlere ait laboratuvar ve bakım tesisleri, pist taksirut ve apron sahası ile ısı ve enerji santralleri, hidrofor tesisleri, gerek hava liman ve meydanlarında ve gerekse uçuş yolları üzerindeki seyrüsefer yardımcı (radar, ILS, VOR, DME, NDB gibi) tesisleri ile hava yer ve yer muhabere sistemleri (VHF, UHF, HF) ve yukarıda belirtilen sistem ve tesislerin mütemmimleri. (Diğer depolar, antrepolar, müstakil lojman ve müstakil idarehane binaları mütemmim sayılmaz)” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, 17 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde,

 “…

II-BİNA VERGİSİ İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER:

 Daimi muaflıklar:

 

 a) 4 üncü maddenin (j) fıkrasında yapılan değişiklikle, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı binalar ile bunların mütemmimlerinin Bina Vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı belirtilmiş ve fıkrada eskiden yer alan muafiyet hükmü de muhafaza edilmiştir.

 Buna göre, umuma tahsis edildiği Maliye ve Gümrük Bakanlığınca kabul edilen rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmimleri ile demiryolları ve köprü, rampa ve tünel, yeraltı ve yerüstü geçitleri, peron, alimantasyon (bakım) tesisleri, iskele ve istasyon binaları ile yolcu salonları, cer ve malzeme depoları gibi demiryolu mütemmimleri,

kiraya verilmemek şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaf tutulacaklardır.” denilmektedir.

Umuma tahsis, tahsis edilmiş alandan isteyen herkesin istifade etmesini ifade etmekte olup, taahhüt senetlerinde, rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmimleri ile yolcu salonlarının hak sahibi dışındaki üçüncü şahıslarca da istenildiğinde kullanılabileceğinin belirtilmiş olması halinde bu alanların umuma tahsis edilmiş sayılacağı değerlendirilmektedir. Hak sahibi dışındaki kişilerin kullanım karşılığında belirli bir bedel ödemelerinin kiralama olarak değerlendirilmeyeceği de tabiidir.

Buna göre, marinanın, deniz dolgu alanı (kıyı kenar çizgisi dışındaki alanlar) kısmında yer alan rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmimleri ile yolcu salonlarının kiraya verilmemek ve umuma tahsis edilmek şartlarıyla daimi olarak bina vergisinden muaf tutulması, bu şartların birlikte gerçekleşmemesi durumunda ise bina vergisinin aranılması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

 

Sayı           :  93767041-175.01.01.02[6190011338]-E.6292                                                                                         16.01.2019

Konu          :  OSB de bina vergisi muafiyeti

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Organize Sanayi Bölgesi … Kısım … Mah. … ada … parsel sayılı işyeri vasıflı merkez fabrika binanız için daimi emlak vergisi muafiyeti uygulandığı, aynı organize sanayi bölgesi içerisinde, … ada … parsel sayılı arsa üzerine ikinci fabrika binası inşaatınızın tamamlandığı ve … tarihli yapı kullanım izin belgesinin alındığı, kapasite raporunun tamamlanamamasından dolayı işletme ruhsatının alınamadığı belirtilerek 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (m) fıkrası gereği daimi muafiyetten yararlanıp yararlanmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

 

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bina vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun daimi muaflıkları düzenleyen 4 üncü maddesi,

 

” Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

  1. m) Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar ” şeklinde düzenlenmiştir.

Yapılan değişiklik sonrasında; organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar kiraya verilmemek şartıyla 7033 sayılı Kanunun yayım tarihi olan 1/7/2017 tarihinden itibaren bina vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur.

1319 sayılı Kanununun 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, yeni bina inşa edilmesinin vergi değerini tadil eden sebeplerden biri olduğu; 23 üncü maddesinde de 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin vuku bulması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılının sonuna kadar ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi verileceği, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde emlak vergisi mükellefiyetinin, 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu itibarla, bahse konu taşınmazın, bina olması ve organize sanayi bölgesi, serbest bölge, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi ve sanayi sitesi içerisinde yer alması ve kiraya verilmemesi şartıyla daimi olarak emlak vergisinden muaf tutulması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

Sayı           :  49327596-175.01[EML.2018.7]-E.10113                                                                                                  16.01.2019

Konu          :  Arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan binanın (ofis/depo) emlak vergisinden muaf olup olmadığı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, tapu kayıtlarında vasfı arsa olarak tescil edilmiş olan taşınmaz üzerinde kain depoda sebze-meyve işlemesi ve paketlemesi yapıldığı ayrıca meyve bahçenizde ve seranızda kullandığınız makine, ekipman ve hasat kasalarının muhafaza edildiği belirtilerek, söz konusu deponun emlak vergisinden muaf olup olmadığı hususunda Başkanlığımızdan bilgi talep edildiği anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”; 2 nci maddesinde, “Bu kanundaki bina tabiri, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsar.”; 3 üncü maddesinde de, “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.” hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde“Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır.

  1. h) Zirai istihsalde kullanılmak şartiyle makina ve alet depoları, zahire ambarları, samanlıklar, arabalıklar, ağıllar, ahırlar, kümesler, kurutma mahalleri, böcekhaneler, serler (seralar) ve benzeri binalarla, işçi ve bekçi bina, kulübe ve barakaları;

(Yukarıda “h” ve “i” fıkralarında yazılı binaların bir kısmı ikamete ve bir kısmı da mezkur fıkralarda yazılı maksatlara tahsis edilmiş bulunduğu takdirde vergi, yalnız ikamete tahsis olunan kısım için uygulanır.)” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, zirai istihsalde kullanılmak ve kiraya verilmemek şartıyla, makina ve alet depoları, zahire ambarları, samanlıklar, arabalıklar, ağıllar, ahırlar, kümesler, kurutma mahalleri, böcekhaneler, serler (seralar) ve benzeri binalarla, işçi ve bekçi bina, kulübe ve barakalarının daimi olarak bina vergisinden muaf tutulması gerekmektedir.

Bu itibarla, sebze-meyve işlemesi ve paketlemesi yapılan ayrıca meyve bahçenizde ve seranızda kullandığınız makine, ekipman ve hasat kasalarının muhafaza edildiği deponun bina niteliğinde olması, zirai istihsalde kullanılması ve kiraya verilmemesi durumunda daimi olarak bina vergisinden muaf tutulması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı                                                                                                                                                             :      97895701-175.01[2017/6.1-52]-E.999025                                                                                                                                                      08.11.2018

Konu                :   Belediyeden satın alınan taşınmazın 4706 sayılı Kanun kapsamında emlak vergisinden geçici muaf olup olmadığı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden, … tarihinde … Parselde bulunan Hazineye ait bir arsa satın aldığınız belirtilerek, söz konusu arsa için beş yıl süre ile emlak vergisi istisnasından yararlanılıp yararlanılamayacağı ve arsa üzerinde bulunan daire ve dükkana ait emlak vergisi matrahlarının tapu satış bedeli üzerinden mi yoksa emlak vergi değeri üzerinden mi hesaplanacağı hususlarında Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 inci maddelerinde, Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve arazilerin bu Kanun hükümlerine göre bina ve arazi vergisine tabi olduğu; 3 ve 13 üncü maddelerinde, bina ve arazi vergisini, binanın veya arsa/arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya veya arsa/araziye malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği; 7 ve 17 inci maddelerinde, bina ve arazi vergisinin matrahının, binanın ve arazinin bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeri olduğu; 11 ve 21 inci maddelerinde de bina ve arazi vergisinin, ilgili belediye tarafından 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği hükme bağlanmıştır.

Bilindiği üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinde,

“Vergi değeri;

 a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,

 b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,

 Hesaplanan bedeldir.

 …” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, bir taşınmazın satış bedelinin vergi değeri olarak kabul edilmesi ve bu değer üzerinden verginin hesaplanması mümkün bulunmamakta olup, emlak (bina, arazi) vergisinin yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre hesaplanması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tabi tutulmaz.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, söz konusu fıkradan anlaşılacağı üzere, beş yıl süre ile emlak vergisi istisnasından yararlanma durumu, satın alınan taşınmazların yalnızca Hazineye ait olması halinde mümkün bulunmakta olup, özel bütçeli kuruluşlara, belediyelere veya il özel idarelerine ait taşınmazların satın alınması halinde, söz konusu istisnadan yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, konu ile ilgili olarak … Tapu Müdürlüğünden alınan … tarih ve … sayılı yazı ve eklerinin incelenmesinden, … Parselde bulunan söz konusu arsa vasıflı taşınmazın, … tarih ve … yevmiye kaydı ile … Belediye Başkanlığına tahsis edildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, emlak vergisinin hesaplanmasında satış bedelinin değil 1319 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine göre hesaplanan vergi değerinin esas alınması gerekmekte olup, Hazineden değil … Belediye Başkanlığından satın aldığınız anlaşılan … Parselde bulunan taşınmazınızla ilgili olarak, 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında beş yıl süreli emlak vergisi istisnasından yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

Sayı           :  45404237-175.01[17-7] – 217704                                                                                                            24.10.2018

Konu          :  OSB de bulunan fabrika binasının aynı ortaklık yapısına sahip grup/aile şirketine kiraya verilmesi halinde emlak vergisi muafiyeti

İlgide kayıtılı özelge talep formunuzda, şirketiniz mülkiyetinde bulunan organize sanayi bölgesindeki fabrika binalarının, aynı ortaklık yapısına sahip grup/aile şirketlerine kiraya verildiği belirtilerek; bahse konu organize sanayi bölgesindeki binaların 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (m) fıkrasına göre emlak (bina) vergisinden daimi olarak muaf olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun daimi muaflıkları düzenleyen 4 üncü maddesi,

” Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

  1. m) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binaların kiraya verilmemek şartıyla daimi olarak emlak (bina) vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla; bahse konu binaların, organize sanayi bölgesinde yer almaları ve kiraya verilmemeleri durumunda daimi olarak emlak (bina) vergisinden muaf tutulmaları gerekmekte olup, aynı ortaklık yapısına sahip grup/aile şirketlerine kiraya verilip verilmediğine bakılmaksızın, kiraya verilmiş olmaları durumunda anılan muafiyet hükmünden yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı           :  66813766-175.01[4-2017-13]-E.386523                                                                                                   04.10.2018

Konu          :  Tarımsal ve hayvansal soğuk hava deposu et işleme ve paketleme tesisinin emlak vergisinden muaf olup olmayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, 2013 yılında iktisap ettiğiniz, … İli … İlçesi … Mevkinde bulunan şirketinize ait taşınmaz üzerine, 2014 yılında bir kır evi, 2016 yılında ise Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ile imzalanan Hibe Sözleşmesine istinaden iki adet soğuk hava deposu inşa edildiği, bağlı bulunulan Belediyeye bildirimde bulunulmadığı ancak ilgili Belediye tarafından gerekli tarhiyat işlemlerinin yapıldığı belirtilerek, söz konusu depolar için 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (h) fıkrası gereğince daimi veya aynı Kanunun 5 inci maddesinin (g) fıkrası gereğince geçici muafiyetten yararlanılıp yararlanılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu, 4 üncü maddesinin (h) fıkrasında, kiraya verilmemek ve zirai istihsalde kullanılmak şartıyla, makina ve alet depoları, zahire ambarları, samanlıklar, arabalıklar, ağıllar, ahırlar, kümesler, kurutma mahalleri, böcekhaneler, serler (seralar) ve benzeri binalarla, işçi ve bekçi bina, kulübe ve barakalarının bina vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı; 5 inci maddesinin (g) fıkrasında ise, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binaların, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici muafiyetten faydalanacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, … İli … İlçesi … Mevki … parselde inşa edilen … metrekare tarımsal ve hayvansal soğuk hava deposu et işleme ve paketleme tesisi, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (h) fıkrasında yer alan binalar kapsamında bulunmadığından ve aynı Kanunun 5 inci maddesinin (g) fıkrasında belirtilen yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilmediğinden daimi veya geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanılması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

Sayı         :               85373914-175.01.01.02[66.01.12]-E.120411       24.09.2018

Konu        :               7033 sayılı Kanun kapsamında Emlak Vergisi Muafiyeti.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … ilçesi … mahallesi … ada … parselde bulunan şirketinize ait taşınmazın imar planında sanayi sitesi alanı içerisinde yer aldığı, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (m) fıkrası uyarınca emlak vergisinden muaf tutulması için … Belediyesine yaptığınız başvurunun anılan Belediyece söz konusu taşınmazın Bakanlıkça onaylı sanayi bölgesinde olmaması nedeniyle reddedildiği belirtilerek, 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara getirilen daimi emlak vergisi muafiyetinden faydalanıp faydalanamayağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun daimi muaflıkları düzenleyen 4 üncü maddesi,

” Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

  1. m) Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binaların kiraya verilmemek şartıyla daimi olarak emlak (bina) vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

 

Bu itibarla, bahse konu taşınmazın, bina olması ve organize sanayi bölgesi, serbest bölge, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi ve sanayi sitesi içerisinde yer alması ve kiraya verilmemesi şartıyla daimi olarak emlak vergisinden muaf tutulması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Sayı         :              66813766-175.01[33-2017/11]-56068        05.02.2018

Konu      :              Günlük Olarak Kiraya Verilen Meskenlerin İşyerlerine Ait Vergi Oranından Vergilendirilip Vergilendirilemeyeceği Hk.           

İlgi           :              18/08/2017 tarihli özelge talep formu.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, Belediyeniz yetki sınırları içerisinde bulunan bazı apartmanlardaki dairelerin konaklama yeri olarak günlük kiraya verildiğinin yapılan yoklama ile tespit edildiği, kiraya verenlerin aynı apartmanın bir dairesinde veya zemininde iş yerlerinin bulunduğu ve bu kişilerin vergi dairesi kayıtlarında “Kendine ait veya kiralanmış mobilyalı evlerde bir aydan daha kısa süreli olarak konaklama faaliyetleri” adı altında vergi mükellefi olduklarının anlaşıldığı belirtilerek, bu durumda bahse konu dairelerin iş yeri olarak değerlendirilip bina (emlak) vergilerinin iş yerlerinden alınan vergi oranından alınıp alınamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, bina vergisi oranının meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde iki olduğu, bu oranların 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanları içinde % 100 artırımlı uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 37 nci maddesinde, bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Kanunun 3/B maddesinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 156 ncı maddesinde de ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yerinin; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu hükme göre, mükelleflerin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin iş yeri özelliğini taşıyabilmesi için bu yerlerin ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer olma özelliği taşıması gerekmektedir.

Bu itibarla, Belediyeniz yetki alanı sınırları içerisinde bulunan bazı apartmanlardaki konaklama yeri olarak günlük kiraya verilen dairelerin, ticari faaliyetin icrasına tahsis edilmeleri nedeniyle iş yeri sayılmaları ve bu taşınmazlardan alınacak olan bina vergilerinin mesken binaları dışında diğer binalara uygulanan vergi oranı üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI              

Sayı:       97895701-175.01[33.2016/6.1.50-584236]- 455314,                 14.11.2017

Konu      :              Emlak Vergisi Kanunu

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Belediyeniz emlak vergisi mükelleflerinden … ‘ın ikamet amaçlı kullandığı binanın, işyeri olarak kullanılmadığı halde ilgili vergi dairesine işyeri olarak bildirildiği ve yapılan yoklama sonucunda mesken olarak kullanıldığının tespit edildiği belirtilerek, söz konusu binanın işyerlerine ait oran üzerinden mi yoksa meskenlere ait oran üzerinden mi vergilendirilmesi gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde, “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.“; 8 inci maddesinde ise, “Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir.” hükümleri yer almaktadır.

Aynı Kanunun “Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler” başlıklı 33 üncü maddesinde;

“Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir.

3.Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi, (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi bir bina sayılır ve tadil sebebi, yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen daire için geçerli olur).” hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlak vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez.

Bildirimler;

  1. b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde,

Emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, aynı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de, bina vergisi mükellefiyetinin, bu Kanunun 33 üncü maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vukuu bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun “İşyeri” başlıklı 156 ncı maddesinde, “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” hükmü bulunmaktadır.

Bu madde hükmüne göre, mükelleflerin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin iş yeri özelliğini taşıyabilmesi için bu yerlerin faaliyetin icrasına tahsis edilmesi veya faaliyetin icra edildiği yer olma özelliği taşıması gerekmektedir.

Bu itibarla, … tarafından işyeri olarak kullanılmadığı halde işyeri olarak bildirilen binanın, yapılan yoklama neticesinde ikamet amacıyla kullanıldığının tespit edilmesi üzerine söz konusu binanın nitelik itibarıyla mesken olarak değerlendirilerek yeni duruma (mesken) göre vergilendirilmesi gerekecektir. Dolayısıyla, söz konusu binanın kullanılış tarzının mesken olarak değiştirilip vergilendirme işleminin ikamet amacıyla kullanılmaya başlandığı tarihi izleyen bütçe yılından itibaren meskenlere ait oran üzerinden yapılması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)               

Sayı         :              93767041-175.01.01.02[2017]-72839        08.06.2018

Konu      :              OSB lerde bulunan binanın arsasıyla birlikte emlak vergisinden muaf olup olmadığı.                                           

İlgi          :              15.08.2017 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, 01 Temmuz 2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle organize sanayi bölgelerinde yer alan binalar için getirilen bina vergisi muafiyetinin, bu binalar ile birlikte binaların üzerinde bulunduğu arsalara ilişkin olarak da uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinde, bu Kanundaki bina tabirinin, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı ile bu Kanunun uygulanmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimlerinin de bina ile birlikte nazara alınacağı hükme bağlanmıştır.

213 sayılı Kanunun 305 inci maddesinde, bina ile sınırlanmış olup, kullanış tarzı itibarıyla da bina ile birlik teşkil eden avlu, bahçe ve sair arazinin binanın mütemmimatından olduğu hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 6 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin A-I/b bölümünde, binayı çevreleyen ve kullanış tarzı itibarıyla bina ile birlik teşkil eden avlu, bahçe ve benzeri arazinin de binanın bütünleyicisi sayılacağı, buna karşılık binadan ayrı olarak kullanılması kabil olan ve bina ile birlik teşkil etmeyen bahçe ve benzeri arazinin, arsa veya arazi olarak değerlendirileceği belirtilmektedir.

Diğer taraftan, 1319 sayılı Kanunun 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değişen 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi ile kiraya verilmemek şartıyla, organize sanayi bölgesindeki binaların daimi olarak bina vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, kiraya verilmemek şartıyla, organize sanayi bölgesindeki binalar daimi olarak bina vergisinden muaf tutulacaktır. Ayrıca, bu bölgede bulanan bir binayı çevreleyen ve kullanış tarzı itibarıyla bina ile birlik teşkil eden avlu, bahçe ve benzeri arsanın da binanın bütünleyicisi olması nedeniyle, bu muafiyetten yararlandırılması gerekmektedir. Ancak, söz konusu bölgedeki bir binayı çevrelemeyen ve kullanış tarzı itibarıyla bina ile birlik teşkil etmeyen arsanın, bahse konu muafiyetten yararlanamayacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, MANİSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 Sayı        :              85373914-175.01[66.01.9]-68008               25.05.2018

Konu      :              Bina Vergisi Muafiyeti         

  İlgi          :              13/12/2017 tarih ve 229183 evrak kayıt nolu özelge talep formunuz.

 İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, mülkiyeti Bölge Müdürlüğünüze ait olan ve Bölge Müdürlüğünüz tarafından iktisadi işletme statüsünde faaliyet gösteren, Manisa Organize Sanayi Bölgesi Anaokulu İktisadi İşletmesi ile … Organize Sanayi Bölgesi Turizm Otelcilik Sağlık ve Spor Tesisleri İktisadi İşletmesinin kullanımında olan hizmet binalarının, Organize Sanayi Bölgeniz içinde bulunan ve arsa tahsis sözleşmesi ile yatırımcılara tahsisi yapılan sanayi parselleri üzerine bizzat tahsisin yapıldığı sanayi yatırımcıları tarafından inşa edilen ve yine bu sanayiciler tarafından faaliyette bulunulan binalardan, arsa taksit ödemelerinin henüz bitmemiş olmaları nedeniyle henüz bölgenizce ilgili sanayicilere tapu devri yapılmamış olan sanayi binalarının ve Organize Sanayi Bölgeniz sınırları içerisinde mülkiyeti bölgenize ait parsel üzerine bağlı ortaklığınız olan MOSB Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından inşa ettirilerek elektrik üretiminde kullanılan binaların 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (m) fıkrası hükmü gereği emlak (bina) vergisinden daimi olarak muaf tutulup tutulmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

 

1319 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 2 inci maddesinde, bina tabirinin yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı; 3 üncü maddesinde de bina vergisinin binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

 

Anılan Kanunun “Daimi muaflıklar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve  (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

 …

  1. m) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar”

hükmü yer almaktadır.

Buna göre, organize sanayi bölgesi içerisinde yer alan bahse konu binaların kiraya verilmemeleri şartıyla bina (emlak) vergisinden daimi olarak muaf tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı

(Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü)

Sayı :16700543-175[17-515-286]-E.31619                                                        22.05.2018

Konu         :  Fazla Beyan edilen Emlak Vergisi Değerinin Düzeltilmesi Hk.                                                                                                                            

İlgi : 15/12/2017 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, şirketinizce 21.10.2015 tarihinde Hatay ili, … ilçesi, … mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı, … m2 büyüklüğündeki arsanın 3.019.480,00 TL bedelle satın alındığı, şirketiniz adına tescili yapılan arsanın 2016 yılı emlak (arazi) vergisi değerinin 592.000,00 TL olmasına rağmen 13.01.2016 tarihinde verilen emlak vergisi bildiriminde sehven 1.541.850,00 TL olarak bildirildiği, taşınmazın 2018 yılı emlak vergisinin ilgili takdir komisyonunca 2017 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri esas alınarak tahakkuk ettirilmesi için şirketinizce … Belediyesine yazı ile talepte bulunulduğu, ancak anılan Belediyenin … tarihli ve … sayılı yazısı ile taşınmazın emlak vergisinin, bildirimde bulunulan tutar üzerinden hesaplanacağı yönünde görüş bildirildiği belirtilerek, 2018 yılı emlak vergisinin sehven beyan edilen 1.541.850,00 TL üzerinden mi yoksa 2017 yılında ilgili takdir komisyonunca takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri esas alınarak mı tahakkuk ettirilerek tarafınızdan tahsil edilmesi gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu ile aksine hüküm olmadıkça bu Kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsadığı; 17 nci maddesinde, arazi vergisinin matrahının arazinin bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeri olduğu hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, arazi vergisinin ilgili belediye tarafından, dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, bu Kanunun 29 uncu maddesine göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun “Vergi değeri” başlıklı 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, arsa için vergi değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre hesaplanan bedel olduğu hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun geçici 23 üncü maddesinde de takdir komisyonlarınca, 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlasının esas alınacağı, takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.

Bununla beraber, 213 sayılı Kanunun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasında, takdir komisyonlarının dört yılda bir arsalara ve araziye ait asgari ölçüde metrekare birim değerlerini takdir edecekleri; takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değer takdir kararların takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına, ilgili mahalle ve köy muhtarlıklarına ve belediyelere imza karşılığında verileceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, 2017 yılında takdir komisyonlarınca, 2017/1 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesinde belirlenen usuller çerçevesinde, bina, arsa ve araziler için 2018 ila 2021 yıllarına ait uygulanacak emlak vergi değerinin tespitiyle ilgili asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdirleri karara bağlanmıştır.

Bu itibarla, ilgili Belediyece 1319 sayılı Kanunun geçici 23 üncü maddesi de göz önünde bulundurularak, bu Kanunun 29 uncu maddesinde belirtilen hüküm ve esaslara göre, bahse konu arsanın 2018 yılına ilişkin emlak vergi değerinin hesaplanması ve bu değer esas alınarak emlak (arazi) vergisinin tarh ve tahakkuk ettirilip, tarafınızdan tahsil edilmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Sayı       : 97895701-175.01[8-2015/6.1.207-338936]-3007                                     04.01.2017

Konu     : Ücretsiz doğum izninde olan tek mesken sahibinin emlak vergisi uygulaması               

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinde, 19/05/2014 tarihinde yapmış olduğunuz doğum nedeniyle, 15/09/2014 tarihinden itibaren 1 yıl ve 16/09/2015 tarihinden itibaren 9 ay olmak üzere ücretsiz izinde olduğunuz dönemlere ilişkin 200 m2’nin altında tek meskene sahip olduğunuz belirtilerek, ücretsiz izinde olduğunuz bu dönemlerde bina vergisi ödeyip ödemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 2007 ve müteakip yıllar için kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 44 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “I- Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin İndirimli Bina Vergisi Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli Olması başlıklı bölümünde, hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan taahhüt belgesini (Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi) ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için indirimli(sıfır) bina vergisi oranının uygulanmasının uygun görüldüğü belirtilmiştir.

1319 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde bina vergisinin ilgili belediye tarafından 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı; 30 uncu maddesinde de bina vergisinin birinci taksitinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksitinin ise Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, iki taksit halinde tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilmekte olan bina vergisi yılın tamamını kapsamakta olduğundan, 2014 yılı için indirimli(sıfır) bina vergisi uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, tamamında ücretsiz izinli olduğunuz 2015 yılı ve bir kısmında ücretsiz izinli olduğunuz 2016 yılı emlak (bina) vergileri yılın başında tahakkuk ettirildiğinden, bu yıllar için indirimli(sıfır) bina vergisi uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜKELLEF HİZMETLERİ KDV VE DİĞER VERGİLER GRUP MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı        :              B.07.1.GİB.4.35.17.02-032-86          12/04/2011

Konu              :   İndirimli bina vergisinde binanın brüt mü yoksa net alanının mı esas alınacağı.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, indirimli bina vergisi uygulaması sırasında emlak vergisinin tespitine esas alınacak bina değerinin hesaplanmasında binanın  brüt mü yoksa net alanının mı esas alınacağı hususunda  Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, 14 seri nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel  Tebliğinde emlak vergisine esas olacak bina değerinin tespitine ilişkin açıklamalar yapılmış olup “Binanın Dıştan Dışa Yüzölçümünün Tesbiti” başlıklı bölümünde, emlak vergisine esas olacak bina değerinin tespitinde binanın dıştan dışa (brüt) yüzölçümünün esas alınacağı binanın (apartmanlarda ise dairenin) dıştan dışa yüzölçümü ise dış duvarlar arasındaki mesafeler itibariyle m2 cinsinden bulunacak alan olduğu ve bu şekilde hesaplanan brüt alanın, hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünü de içereceği belirtilmiştir.

Bu itibarla, sahibi olduğunuz tek meskeninizin brüt alanının 200 m2’yi geçmesi nedeniyle, indirimli emlak vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı       : B.07.1.GİB.4.38.15.01-EMLAK-20-25-19                                                    21/03/2011

Konu      : Emlak vergisinde indirimli oran uygulanması hk

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğunuz, eşinizin devlet memuru olduğu ve eşinizle beraber lojmanda oturduğunuzdan bahisle, İlimiz … Belediyesi sınırları içerisinde, 150 m²’den küçük olan ve boş bulunan meskeninize indirimli emlak vergisi oranı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfıra indirilmiştir.

Öte yandan, 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/3-(a) bölümünde, “İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.” denilmektedir.

Bu itibarla, sosyal güvenlik kurumlarından alınan emekli aylığınız dışında herhangi bir gelirinizin bulunmaması halinde boş olarak bulunan meskeniniz için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

GAZİANTEP VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü

Sayı                :     16700543-175[17-515-192]-56251            17.11.2017

Konu              :     Emlak Vergisi

İlgi                   :   08.09.2017 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eki yazınızda, 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan düzenlemeler sonucunda organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi bina vergisi muafiyeti getirildiği belirtilerek, söz konusu muafiyet dolayısıyla anılan binaların 2017 yılına ilişkin olarak tahakkuk ve tahsil edilen bina vergilerinin iade edilip edilmeyeceği ile iade edilecek ise hangi dönem itibarıyla iade edileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bina vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun daimi muaflıkları düzenleyen 4 üncü maddesi,

“Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

  1. m) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar”şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, 7033 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi ile söz konusu düzenlemenin yürürlük tarihi Kanunun yayım tarihi olan 1/7/2017 olarak belirlenmiştir.

Aynı Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binadan dolayı mükellefiyetin, bu olayın vukubulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona ereceği, 11 inci maddesinde bina vergisinin ilgili belediyeler tarafından 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği, 30 uncu maddesinde ise emlak vergisinin birinci taksitinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksitinin Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (m) fıkrasında yapılan düzenleme anılan Kanunun yayım tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten itibaren bina vergisinden daimi olarak muaf tutulacak olan organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalardan 2017 yılı bina vergisi birinci taksitinin alınması, ikinci taksitinden başlayarak (bu taksit dahil) bina vergisi alınmaması gerekmektedir.

Öte yandan, 2017 yılına ilişkin bina vergisinin ikinci taksitinin tahsil edilmiş olması halinde, söz konusu tutarın mükelleflere red ve iade edileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

Gelir İdaresi Başkanlığı

B.07.1.GİB.4.35.17.02-032-52     23.3.2011

İNDİRİMLİ EMLAK VERGİSİ

EMEKLİ OLUP, TEK GAYRİMENKULÜ BULUNMASI NEDENİYLE İNDİRİMLİ EMLAK VERGİSİ ORANI  (SIFIR) UYGULAMASINDAN  YARARLANANLARIN, TEK MESKENİ DIŞINDA GELİR GETİRMEYEN İŞYERİ, ARSA VE ARAZİYE SAHİP OLMALARI HALİNDE DE BU UYGULAMADAN YARARLANABİLECEKLERİ HK.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; emekli olmanız ve tek gayrimenkulünüz bulunması nedeniyle indirimli emlak vergisi oranı  (sıfır) uygulamasından  yararlanmakta olduğunuz ancak … Belediye Başkanlığınca … Tapu Sicil Müdürlüğü … … Mahallesi ….Ada … Parselde kayıtlı …… hisseli ikinci bir gayrimenkulünüzün tespit edilmesinden bahisle söz konusu uygulamadan yararlanmaya devam edip etmeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dâhil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfıra indirilmiştir.

Öte yandan, 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/2-(b) bölümünde, “İndirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı beyan ve gerçek dışı belge ibraz etmek suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken verginin, kendilerinden cezalı olarak alınacaktır.”, I/3-(e) bölümünde ise, “Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.” denilmektedir.

Buna göre, indirimli emlak vergisi oranı (sıfır) uygulaması, sosyal  güvenlik kurumundan aylık alanlara, sadece brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskenleri için uygulanmakta olup belirtilen şartları taşıyanların tek meskeni dışında gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları halinde de bu uygulamadan yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

Konuyla ilgili olarak, ilimiz … Belediye Başkanlığından alınan ….. tarih ve …..sayılı yazıdan; ilgili belediyenin ……. sicil no.lu emlak vergisi mükellefi olduğunuz ve indirimli emlak vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandığınız, ancak yapılan araştırma neticesinde, …… Tapu Sicil Müdürlüğünde kayıtlı, … ili, … ilçesi, … Mah. …..ada …parselde bulunan 197 m² yüzölçümlü ve üzerindeki binanın … …’ ya ait olduğu belirtilen taşınmazın arsa payının ……. hissesine sahip olduğunuzun tespit edildiği ve bu arsanızın gelir getirmediğinin belgelenmesi durumunda indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlanabileceğiniz anlaşılmaktadır.

Bu itibarla,  …… oranında hissedarı olduğunuz arsadan gelir elde etmemeniz şartıyla indirimli emlak vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı                 :    66813766-175.01[8-2015/32]-432                 19/09/2016

Konu              :    Nafaka geliri bulunması halinde indirimli emlak vergisi oranı uygulamasından yararlanılıp yararlanılmayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, İzmir ili Karabağlar Belediyesi sınırları içerisinde 200 m2’yi geçmeyen tek meskeninizin bulunduğunu ve nafaka geliri dışında başkaca bir gelirinizin olmadığını belirterek, söz konusu meskenden dolayı indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2 ‘yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 2007 ve müteakip yıllar için kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.

38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/1 bölümünde “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan;

– Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler,

….  yararlanacaklardır.”; I/3-e bölümünde “Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.” ; “II. Belediyeye Yapılacak Bildirim” başlıklı bölümünde de “İndirimli bina vergisi oranının uygulanabilmesi için, Tebliğin (I/1) bölümünde belirtilen şartları taşıyan mükelleflerin, bu Tebliğe ekli formlardan durumlarına uygun olanını doldurup imzalayarak ilgili belediyelere eki belgelerle birlikte vermeleri gerekmektedir.” denilmektedir.

Öte yandan, 44 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “I- Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin İndirimli Bina Vergisi Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli Olması” başlıklı bölümünde, hiçbir geliri olmadığını taahhüt eden mükelleflerin; indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından yararlanmak için bu Tebliğin ekinde yer alan “Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi”ni doldurarak ilgili Belediyeye vermelerinin yeterli olduğu; II- Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci Bir Meskeni Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı bölümünde, gelir vergisine tabi hizmet karşılığı elde edilen ücret, ticari, sınai, mesleki ve zirai faaliyet geliri ile menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, faiz ve temettü veya benzeri bir gelirinin olmaması gerektiği belirtilmektedir.

Buna göre anılan Tebliğde sayılan gelirler arasında yer almayan nafaka, gerekli şartları taşıyan ve hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin meskenleri için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasına engel teşkil etmemekte olup, söz konusu meskeniniz için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ESKİŞEHİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

Sayı         :              64950229-105[2015/8]-34367       09/05/2016

Konu      :              Tasarrufu kısıtlanan taşınmazlara ait emlak bildiriminin süresi içerisinde verilmemesi halinde kesilecek ceza

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30 uncu maddesi hükmü gereğince tasarrufu kısıtlanan taşınmazın emlak vergisi bildiriminin süresi içerisinde ilgili Belediyeye verilmemesi halinde aranılacak vergi ziyaı cezasının, taşınmazın emlak vergisinin tam değeri (10/10) üzerinden mi yoksa tahsil edilecek olan 1/10 oranı üzerinden mi tahakkuk edeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 1319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde, vergi değerini tadil eden sebepler sayılmış olup 23 üncü maddesinde, bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, değişiklik bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye bildirim verilmesi; bina ve arazi vergisinin tarh ve tahakkukunun düzenlendiği 11 ve 21 inci maddelerinde de, bu Kanunun 33 üncü maddesinin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh edileceği ve bu suretle tarh olunan verginin de tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, anılan Kanunun 30 uncu maddesinde, kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9/10’unun ise tecil edileceği, kısıtlamanın kaldırılması halinde kaldırılma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren taşınmazın emlak vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürece tecil edilen verginin 9/10′ unun, bina, arsa veya arazinin satılması, istimlakı veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının muaccel hale geleceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde, vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmış, vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilecek vergi ziyaı cezası da 344 üncü maddede hüküm altına alınmıştır. Kanunun 352 nci maddesinde ise usulsüzlük dereceleri ve cezalarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre, 1319 sayılı Kanununun 30 uncu maddesinde yer alan kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9/10’unun ise tecil edileceği hükmünden hareketle tasarrufu kısıtlanan taşınmazın emlak vergisi bildiriminin süresi içerisinde verilmemesi halinde aranılacak vergi ziyaı cezasının tahsil edilecek olan 1/10 oranı üzerinden kesilmesi gerekmektedir.

Ancak; mükellefiyetin başladığı yıl için, kesilecek vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük cezasının 213 sayılı Kanunun 336 ncı maddesi uyarınca mukayese edilmesi ve miktar itibarıyla ağır olanının kesilmesi, mükellefiyetin başladığı yılı takip eden yıllar için ise sadece vergi ziyaı cezasının kesilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı         :               66813766-175.01[8-2015/26]-433       19/09/2016

Konu        :               Velisi engelli olan reşit olmayan çocuklara veraseten intikal eden gayrimenkul için indirimli bina vergisi uygulanıp uygulanmayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinden, engelli olduğunuz, bu nedenle eşinizden veraseten intikal eden meskendeki hisseniz için emlak vergisi ödemediğiniz, aynı meskende reşit olmayan çocuklarınızın da hisseleri olduğu, öğrenci olduklarından hiçbir gelirlerinin bulunmadığı belirtilerek, reşit olmayan çocuklarınızın da bu hisselerden dolayı indirimli emlak vergisi oranından (sıfır) yararlanıp yararlanamayacakları hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2 ‘yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2005/9827 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene veya tek meskende hisseye sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) bu meskene ait bina vergisi oranı 2006 yılı için sıfıra indirilmiştir. 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 2007 ve müteakip yıllar için aynı şartlarla engellilere ait indirimli bina vergisi oranının(sıfır)  uygulanacağı belirtilmiştir.

38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/1 inci bölümünde, “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan;

– Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler,

yararlanacaklardır.” denilmektedir.

Buna göre, yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, hiçbir geliri olmayanların Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması durumunda 44 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin ekinde yer alan “Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi”ni doldurarak ilgili belediyeye vermeleri halinde başkaca bir belge ibraz edilmesine gerek olmadan indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır. Ancak kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanların, hiçbir geliri olmayanlar kapsamında indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmadığından, velisi bulunduğunuz reşit olmayan çocuklarınızın veraseten eşinizden intikal eden taşınmazda bulunan hisseler için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MUĞLA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Sayı         :              96620903-175[8-15/3]-15               17/02/2016

Konu      :              Emeklinin arsa ve arazisi olması durumunda mesken   vasıflı (yazlık) taşınmaz için indirimli emlak vergisinden yararlanıp   yararlanmayacağı

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eki yazıda, …in ilçeniz sınırlarındaki yazlık vasıflı mesken (12 ay oturduğu tespit edilen) için emeklilere dair indirimli bina vergisi (sıfır) uygulamasından faydalanmak üzere belediyenize başvuruda bulunduğu, fakat TAKBİS sorgulamasında mükellefin Zonguldak ili Gökçebey ilçesinde 1 adet arsa ile 43 adet arazi kaydının bulunduğunun tespit edildiği belirtilerek söz konusu muafiyetten yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararı ile 1999-2006 yılları için, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 2007 ve müteakip yıllar için gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu eskene ait bina vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.

Konuya ilişkin olarak yayımlanan 38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “I. İndirimli Bina Vergisi Oranı Uygulaması” başlıklı bölümün “1. İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” alt başlıklı bölümünde, “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüz ölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan;

 – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar,

            …

            yararlanacaklardır.” denilmektedir.

Aynı Tebliğin I/3 üncü bölümünün (d) fıkrasında, “Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler için söz konusu indirimli vergi oranının uygulanması mümkün değildir.”; (e) fıkrasında da “Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. denilmektedir.

Öte yandan, gerekli şartları taşıyan gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların indirimli (sıfır) bina vergisi oranından faydalanmak için 38 seri no.lu Tebliğ ekinde yer alan “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Emeklilere, Dul Ve Yetimlere Ait Form “u doldurarak ilgili belediyeye vermeleri yeterli bulunmaktadır.

57 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “2. Emlâk Vergisi Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında Bir Belge Talep Edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Re’sen Sona Erdirilmesi” başlıklı bölümünde,

 ” …

            Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabilecektir. Ayrıca, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanması mümkün olacaktır.

            Belediyeler, emlâk vergisi işlemlerinde başta imar birimleri olmak üzere emlâk vergisine konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacaklar ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacaklardır. denilmektedir.

Buna göre, indirimli oran uygulaması ile ilgili olarak mükellefin beyanı ve taahhüdü yeterli olup bunun yanı sıra, söz konusu binanın ikamet amacıyla kullanılmadığının (yazlık, dağ evi vb. olduğu) ikametgâh belgesi, elektrik, su ve telefon faturası ödemeleri gibi bilgilerle tespit edilmesi mümkün bulunmakta olup gerçek dışı beyan ve bilgi verilmesi halinde cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılacaktır.

Bu itibarla, yukarıdaki şartların taşınması kaydıyla sosyal güvenlik kurumlarından emekli aylığı alanların brüt 200 m²’yi geçmeyen ve daimi olarak kullanılan tek meskenleri için (muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan yazlık, dağ evi v.b hariç) indirimli bina vergisi (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri mümkün olup mükellefin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve arazileri bu uygulamadan yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı         :              97895701-175.01[33-2015/6.1.22.756]-83330         29/09/2015

Konu      :              Bir odası işyeri olarak kullanılan meskenin emlak vergisi

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ailenizin  eskiden beri oturduğu dairenin emlak vergisinin konut olarak ödendiği, emekli psikolog olan kızınızın 2012 yılı Haziran ayından itibaren meskeninizin 30 m²’lik  kısmını danışmanlık hizmeti vermek için iş yeri olarak kullanmaya ve gelir vergisi ödemeye başladığı, söz konusu yerde tabela ve çalışan olmadığı, ilgili belediyenin bir oda yerine tüm konuta 2010 yılından itibaren iş yeri üzerinden emlak vergisi ve cezası tahakkuk ettirdiği, ancak dairenin esas işlevinin konut olduğu belirtilerek bu işlemin doğruluğu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.“; 8 inci maddesinde ise, “Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir.” hükümleri yer almaktadır.

Aynı Kanunun “Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler” başlıklı 33 üncü maddesinde;

 “Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir.

           

  1. Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi, (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi bir bina sayılır ve tadil sebebi, yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen daire için geçerli olur).” hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlak vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez.

            Bildirimler;

             …b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde,

            Emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.

            Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir.”  hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, aynı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de, bina vergisi mükellefiyetinin, bu Kanunun 33 üncü maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vukuu bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “İşyeri” başlıklı 156 ncı maddesinde, “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” hükmü bulunmaktadır.

Bu madde hükmüne göre, mükelleflerin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin iş yeri özelliğini taşıyabilmesi için bu yerlerin faaliyetin icrasına tahsis edilmesi veya faaliyetin icra edildiği yer olma özelliği taşıması gerekmektedir.

Bu itibarla, konutunuzun ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının psikolojik danışmanlık hizmeti vermek üzere iş yeri haline dönüştürülmesi halinde vergi değerini tadil eden sebep söz konusu olacak ve nitelik itibarıyla iş yeri kapsamında değerlendirilerek yeni duruma (iş yeri) göre vergilendirilmesi gerekecektir. Dolayısıyla, 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca söz konusu mesken için 2012 bütçe yılı içinde yeni duruma göre emlak vergisi bildirimi verilmesi ve meskenin iş yeri olarak kullanılmaya başlandığı tarihi izleyen bütçe yılından itibaren iş yerlerine ait oran üzerinden vergilendirilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MERSİN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı         :              18008620-175.01[ÖZG-2013-1]-31               22/03/2013

Konu      :              İndirimli Emlak Vergisi.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Almanya’daki bir sosyal güvenlik kurumundan emekli olduğunuzdan bahisle, Türkiye sınırlarında yüzölçümü 200 m2’nin altında olan ve ikamet etmekte olduğunuz  tek mesken için indirimli (sıfır) bina vergisi uygulamasından  yararlanıp yararlanmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinin  ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup, onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran Kanun’la kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu madde hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak 29/12/2006 tarih ve 26391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 20/12/2006 tarih ve 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.

İndirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanma usul ve esasları 38, 44, 45 ve 47 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılmıştır.

Diğer taraftan, 38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlıklı bölümünde;

  1. a) İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.
  2. b) 200 m2’yi geçmeyen tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirimli vergi oranı, meskenin vergi değerinin hisseye isabet eden kısmına uygulanacaktır.
  3. c) Birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır.
  4. d) Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler için söz konusu indirimli vergi oranının uygulanması mümkün değildir.
  5. e) Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.
  6. f) İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, bu orandan yararlanma ile ilgili şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.

şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir.

Bu hükümlere göre, “kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından” ifadesinden Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulan sosyal güvenlik kurumlarının anlaşılması gerekir.

Bu itibarla, Almanya’daki bir sosyal güvenlik kurumundan aylık almanız nedeniyle, indirimli (sıfır) bina vergisi uygulamasından yararlanmanız mümkün değildir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı         :              B.07.1.GİB.4.35.17.02-175.01[8-2012/1]-686             17/07/2012

Konu      :              Sosyal Güvenlik Kurumundan İki Ayrı Emekli Maaşı Alan Emeklinin İndirimli Emlak Vergisi Muafiyetinden Yararlanıp Yararlanamayacağı Hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinde, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli maaşının yanı sıra eş nedeniyle de ölüm aylığı alındığı belirtilerek bu durumda tek mesken için indirimli bina vergisi oranından (sıfır) yararlandırılıp yararlandırılmayacağı hususundaki Başkanlığımız görüşü sorulmaktadıır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m² yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de, 2007 ve müteakip yıllar için gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların Türkiye sınırları içinde brüt 200 m² yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan; 38 seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün (e) fıkrasında; “Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.” açıklamasına yer verilmiştir.

Buna göre, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli, dul vb. şeklinde birden fazla maaşın alınması indirimli vergi uygulamasını engellememektedir. Bu itibarla, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emekli maaşının yanı sıra eşten dolayı da ölüm aylığı alınması durumunda yukarıda belirtilen diğer şartları taşımak kaydıyla indirimli bina vergisi oranından (sıfır) yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

 

Sayı         :              B.07.1.GİB.4.06.17.02-175-1[8-2011/78]-358             14/03/2012

Konu      :              Sahip olunan tek meskenin kiraya verilmesi ve başka bir evde kirada oturulması durumunda emlak vergisi uygulaması.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, emekli maaşı dışında başkaca bir gelirin olmadığı, sahip olunan tek konutu kiraya verip başka bir evde kiracı olarak oturulduğu belirtilerek bu durumda indirimli emlak vergisi oranı uygulamasından faydalanıp faydalanılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadaır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında,

“Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

hükmüne yer verilmiştir.

Söz konusu hükme istinaden 1998 ila 2006 yılları arasında muhtelif tarihlerde çıkarılmış olan Bakanlar Kurulu Kararları ile, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin (2004 yılından itibaren), gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu mesken için uygulanacak emlak vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.

Öte yandan, 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/3-(a) bölümünde; “İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.” ifadelerine yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 45 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “Tek Meskene Ait Bina Vergisi İndiriminden Faydalanan Mükelleflere İndirimli (sıfır) Bina Vergisi Oranı Uygulaması” başlıklı 3 üncü bölümünün üçüncü fıkrasında da; “Ancak, gelirin sürekli olması özelliği de dikkate alınarak hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler ile geliri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların elde ettikleri ve yıllık tutarı toplamı bina vergisi indiriminden yararlanılan yıldan bir önceki yılda geçerli olan Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı geçmeyen her türlü menkul sermaye iradı gelirleri, indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanmaya engel teşkil eden gelirler arasında değerlendirilmeyecektir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu itibarla, 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/3-(a) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde emekli maaşı dışında başkaca bir geliri olmayanın sahip olduğu meskeni kiraya verip kendisi de kirada oturması durumunda diğer şartların da taşınması halinde indirimli vergi oranından yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

TRABZON VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı         :              B.07.1.GİB.4.61.15.01-606-13-2012-33         06/03/2012

Konu      :              Emlak Vergisi Kanunu 5/b maddesine göre geçici muafiyet

İlgide kayıtla özelge talep formunda, turizm müesseseleri hakkında 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin (b) fıkrasında düzenlenen geçici muafiyetin bina vergi değerinin tamamına mı yoksa anılan maddenin (a) bendinde yer alan 1/4 oranı esas alınarak mı uygulanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu Kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.” hükmü yer almaktadır.

Aynı  Kanunun 5 inci maddesinin; (a) fıkrasında, mesken olarak kullanılan bina veya apartman dairelerinin, 2.500 Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere vergi değerinin 1/4 ünün, inşalarının sona erdiği yılı takibeden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılacağı; (b) fıkrasında da, Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde turizm müessesesi belgesi almış olan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin adı geçen Kanunda yazılı maksatlara tahsis ettikleri ve işletmelerine dahil binalarının, inşalarının sona erdiği veya mevcut binaların bu maksada tahsisi halinde turizm müessesesi belgesinin alındığı yılı takibeden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere, 1319 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (a) fıkrasında düzenlenen muafiyet mesken olarak kullanılan bina veya apartman daireleri, (b) fıkrasında düzenlenen muafiyet ise turizm müessesesi belgesi almış olan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin Turizm Endüstrisini Teşvik Kanununda yazılı maksatlara tahsis ettikleri ve işletmelerine dahil binalar hakkında olup bu iki fıkrada düzenlenen muafiyetlerin geçici muafiyet olmaları dışında birbirleri ile herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle, 1319 sayılı Kanunun 5/b maddesinde düzenlenen turizm müesseseleri hakkındaki muafiyetin aynı maddenin (a) fıkrasındaki muafiyet hükmü ile ilişkilendirilmemesi ve 5/b maddesinde belirlenen şartları sağlayan binaların turizm müessesesi belgesinin alındığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile bina vergi değerinin tamamının geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalandırılması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı         :               B.07.1.GİB.4.34.18.01-006.01-265        11/04/2011

Konu        :               Emeklinin kendine ait evi kiraya verip eşine ait evde oturması halinde indirimli Emlak Vergisi oranından yararlanıp yararlanamayacağı hk.

İlgide kayıtlı dilekçede, emekli olduğunuzu, tek evinizin bulunduğunu ve bu evi de kiraya vererek eşinize ait evde oturduğunuzu belirterek indirimli emlak vergisi oranından (sıfır) yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmüyer almaktadır.

Bu hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfıra indirilmiştir.

Öte yandan, 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/3-(a) bölümünde, “İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.” denilmektedir.

Bu itibarla, sahibi bulunduğunuz tek meskeni kiraya vererek gayrimenkul sermaye iradı elde etmeniz ve eşinize ait evde oturmanız nedeniyle söz konusu meskeniniz için indirimli emlak vergisi oranı uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı         :              B.07.1.GİB.4.20.15.01-175[8-2012/485]-517              06/12/2012

Konu      :              Özürlünün sahip olduğu tek meskeni kiraya vererek yakınlarının yanında oturması halinde indirimli emlak vergisi oranından yararlanıp yararlanamayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 200 m² altında tek meskene sahip olan özürlü bir kişinin meskenini kiraya vererek yakınlarının (anne, baba, kardeşi ve çocukları) yanında herhangi bir kira ödemeden oturduğu belirtilerek indirimli emlak vergisi oranından yararlanıp yararlanamayacağı hususundaki Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çeşitli tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararlarıyla kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskenleri veya tek meskende sahip oldukları hisseleri (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) için emlak vergisi oranı sıfıra indirilmiştir.

27/07/2011 tarihli ve 28007 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, “Özürlülerin indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerekmektedir. Ancak, özürlü kimlik kartı sahibi mükellefler, özürlü kimlik kartlarını belediyede ilgili görevliye ibraz etmek ve bu Tebliğ ekinde yer alan “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” ekine özürlü kimlik kartı fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılacaklardır. Bu durumdaki mükelleflerden ayrıca tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu istenilmeyecektir.

Özürlü kimlik kartı sahibi olmayan mükelleflerin ise, sağlık kurulu raporunun aslını veya onaylı örneğini belediye görevlisine ibraz etmek ve bu tebliğ ekindeki “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” ekine raporun fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün olacaktır.” denilmekte olup “Diğer Hususlar” başlıklı 4 üncü bölümünde ise indirimli bina vergisi oranı uygulamasında, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunup bulunmaması ile özür oranı aranılmayacağı belirtilmektedir.

Bu itibarla, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması yukarıda belirtilen şartların taşınması durumunda Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olunması halinde uygulanmakta olup özürlü kişilerde gelir şartı aranmadığından sahip olunan tek meskenini kiraya vererek yakınlarının yanında oturan özürlü kişilerin kirada bulunan meskeni için indirimli bina vergisi uygulamasından yararlanması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı         :              B.07.1.GİB.4.34.18.01-006.01-185  22/03/2011

Konu      :              Hiçbir geliri olmayana ait evin Emlak Vergisi hk.

İlgide kayıtlı dilekçenizde, tek meskene sahip olup hiçbir gelirinizin olmadığı, eşinizin çalıştığı gerekçesiyle ilgili belediyece emlak vergisi istendiği belirtilerek bu meskene ait indirimli bina vergisinden yararlanıp yararlanmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükmün verdiği yetkiye dayanılarak 1999-2006 yıllarında muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararlarıyla, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmayanların Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (2004 yılından itibaren intifa hakkına sahip olunması hali dahil) söz konusu meskene ait bina vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin (I) inci bölümünde, hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan taahhüt belgesini (Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi) ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli bina vergisi oranının uygulanmasının uygun görüldüğü belirtilmiştir.

Buna göre, hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için “Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi”ni doldurarak ilgili belediyeye vermeleri yeterli olup mükellefin eş ve çocuklarının gelir veya meskene sahip olması durumu indirimli vergi uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Bu nedenle yukarıda belirtilen diğer şartların varlığı halinde indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı         :              .4.35.17.02-032-74            27/07/2010

Konu      :              Emlak Vergisi

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; emekli olduğunuz ve … da ikamet ettiğiniz meskene,  … da 1/8 hissesine sahip olduğunuz  devre mülkten dolayı indirimli emlak vergisi uygulanmadığı belirtilerek Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak 1999-2006 yıllarında çıkarılan muhtelif Bakanlar Kurulu Kararları ile gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu mesken için emlak vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.

Bu açıklamalara göre, indirimli emlak vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmek için, Türkiye sınırları içerisinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene veya tek meskende hisseye sahip olunması gerekmektedir. Bu itibarla, birden fazla meskende hisseye sahip olmanız nedeniyle indirimli bina vergisi uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı  :B.07.1.GİB.4.34.18.01-006.01-258     11/04/2011

Konu      :Geriye dönük indirimli Emlak Vergisi hk.

İlgide kayıtlı dilekçede, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde belirtilen şartları taşıdığınızı ve emekli olduğunuzu belirterek geriye dönük indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımızdan bilgi istenilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların ve kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.

Öte yandan, 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunan emeklilerin indirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için verecekleri bildirim nedeniyle bir süre belirlenmediğinden söz konusu uygulamadan yukarıda yer verilen şartların gerçekleştiği tarihten itibaren düzeltme zamanaşımı süresi gözönünde bulundurulmak suretiyle geçmişe yönelik olarak yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

GAZİANTEP VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI             

Sayı         :              16700543-175[17-515-192]-56251              17.11.2017

Konu      :              Emlak Vergisi        

İlgi          :              08.09.2017 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eki yazınızda, 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan düzenlemeler sonucunda organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalara daimi bina vergisi muafiyeti getirildiği belirtilerek, söz konusu muafiyet dolayısıyla anılan binaların 2017 yılına ilişkin olarak tahakkuk ve tahsil edilen bina vergilerinin iade edilip edilmeyeceği ile iade edilecek ise hangi dönem itibarıyla iade edileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bina vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun daimi muaflıkları düzenleyen 4 üncü maddesi,

“Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır. ( (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)

  1. m) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalar”şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, 7033 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi ile söz konusu düzenlemenin yürürlük tarihi Kanunun yayım tarihi olan 1/7/2017 olarak belirlenmiştir.

Aynı Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binadan dolayı mükellefiyetin, bu olayın vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona ereceği, 11 inci maddesinde bina vergisinin ilgili belediyeler tarafından 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği, 30 uncu maddesinde ise emlak vergisinin birinci taksitinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksitinin Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, 7033 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 1319 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (m) fıkrasında yapılan düzenleme anılan Kanunun yayım tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten itibaren bina vergisinden daimi olarak muaf tutulacak olan organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binalardan 2017 yılı bina vergisi birinci taksitinin alınması, ikinci taksitinden başlayarak (bu taksit dahil) bina vergisi alınmaması gerekmektedir.

Öte yandan, 2017 yılına ilişkin bina vergisinin ikinci taksitinin tahsil edilmiş olması halinde, söz konusu tutarın mükelleflere red ve iade edileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

Sayı         :               45404237-175.01.01.02[17-1]-127088 27.11.2017

Konu        :               Yatırım teşvik belgesinde yer almayan depo binasının geçici muafiyetten yararlanıp yararlanmayacağı

İlgide kayıtılı özelge talep formundan, şirketinizin mobilya imalatı faaliyetinde bulunduğu, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından şirketiniz adına düzenlenen 31.08.2016 tarihli ve B112129 nolu Yatırım Teşvik Belgesine sahip bulunduğunuz, bu Belge kapsamında satın alabileceğiniz iktisadi kıymetlerin Belge ekinde yer alan listede belirtildiği,  bu listede yer alan iktisadi kıymetlerden birinin de “depo raf sistemi” olduğu, söz konusu raf sisteminin imal ettiğiniz mobilyaların depolanması için kullanılan depo binasının esas unsurunu teşkil ettiği ve depo binasının inşasında kullanılmak üzere 28.05.2015 tarihinde satın alındığı, depo binasına ilişkin 11.11.2016 tarih ve 764 nolu Yapı Kullanma İzin Belgesinin alındığı, ayrıca Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin de yapılmadığı belirtilerek, depo olarak kullandığınız bina Yatırım Teşvik Belgesinde belirtilmemiş olsa da, depo binasının esaslı unsuru olan depo raf sisteminin Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alması nedeniyle inşası tamamlanan depo binasının 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun geçici muaflıklar başlıklı 5 inci maddesinin (g) fıkrası uyarınca emlak vergisi muafiyetinden yararlanıp

yararlanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün istenildiği anlaşılmıştır.

1319 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 33 üncü maddesinde vergi değerini tadil eden sebepler 8 fıkra halinde düzenlenmiş olup, 23 üncü maddesinde ise bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde emlak vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğu, vergi değerini tadil eden nedenler bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirimin, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verileceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 5 inci maddesine 6728 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle eklenen (g) fıkrasında, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binaların, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici olarak bina vergisinden muaf tutulduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 69 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinde;

“(1) Yapılan düzenleme ile Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilecektir. Söz konusu muafiyet, bina inşaatının sona ermesini takip eden bütçe yılından itibaren başlayacak olup binanın kısmen kullanılmaya başlanılması halinde ise muafiyet kısmen kullanılmaya başlanılan kısımlar için uygulanacaktır.

(2) Geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilmek için;

  1. a) Bina inşaatının Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapılacağı tarihten önce sona ermiş olması,
  2. b) Yeni inşa edilen binaya ilişkin olarak 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereği verilecek olan emlak vergisi (bina) bildirimiyle birlikte Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin de ilgili belediyeye verilmesi, gerekmektedir.” denilmektedir.

Buna göre, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar, inşaatlarının Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapılacağı tarihten önce sona ermiş olması ve yeni inşa edilen binaya ilişkin olarak 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereği verilecek olan emlak vergisi (bina) bildirimiyle birlikte Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin de ilgili belediyeye verilmesi halinde 5 yıl süre ile geçici emlak vergisi muafiyetinden yararlanabilecektir.

Bu itibarla, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar için süresi içinde emlak vergisi bildirimi ile Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin ilgili belediyeye verilmesi durumunda binaların, 1319 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (g) fıkrasına göre inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici emlak vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında bulunmadan inşa edilen binaların geçici emlak vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı         :              90792880-175.02.05[2017/137]-467032    23.11.2017

Konu      :              İmar Durum Ücreti

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden, … Tic. A.Ş. olarak T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yatırım teşvik destekleri ve programları kapsamında … ili, … ilçesi, … köyü, 524 parselde kayıtlı olan … m2 büyüklüğündeki taşınmazınızın üzerinde büyükbaş besi hayvancılık yatırımı yapmak istediğiniz, bu nedenle Polatlı Belediyesinden imar çapı almak için müracaat ettiğinizde … TL tutarında imar durum ücretinin ilgili Belediyece tarafınızdan talep edildiği, bunun üzerine söz konusu ücretle ilgili olarak Belediyeye itirazda bulunduğunuz, plansız alanlarda inşa edilen ahır, samanlık, hayvan barınakları ile yemlik gibi tesislerin 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununa göre bina inşaat harcı ve imar ile ilgili harçlardan istisna olduğu, ancak anılan Kanunun 97 nci maddesine göre belediyelerin bu Kanunda harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili olduğu gerekçesiyle itirazınızın reddedildiği belirtilerek, bahse konu büyükbaş besi hayvancılık yatırımı kapsamında inşa edilecek olan ahır binası, samanlık, yem deposu, hayvan barınağı, gübre çukuru, su deposu ve fosseptik çukurunun bina inşaat harcı, imarla ilgili harçlar ve imar durum ücretinden istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 2464 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesinde, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü bina inşaatının (ilave ve tadiller dahil), inşaat veya tadilat ruhsatının alınmasında Ek Madde 6’da yer alan tarifede gösterilen nispet ve hadlerde bina inşaat harcına tabi olduğu; Ek 2 nci maddesinin (c) fıkrasında ise her türlü fabrika, sınai nitelikteki imalathaneler ile ahır, samanlık, kümes ve hayvan barınağı ile yemlik gibi yapı ve tesis inşaatının, bina inşaat harcından istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, imar mevzuatı gereğince belediyelerce tahsil edilecek harçların; “parselasyon harcı”, “ifraz ve tevhit harcı”“plan ve proje tasdik harcı”“zemin açma izni ve toprak hafriyatı harcı” ve “yapı kullanma izni harcı” olduğu; ikinci fıkrasında da belediye ve mücavir alan sınırları içinde veya dışında inşa edilecek ahır, samanlık, kümes ve hayvan barınakları ile yemlik gibi yapı ve tesislerin, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu uyarınca alınacak ücretler ile bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlardan istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 97 nci maddesinde ise belediyelerin bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları ve belediyeye tekel olarak verilmiş işlerin kendi özel hükümlerine tabi olacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, anılan Kanunda büyükbaş besi hayvancılık yatırımı kapsamında inşa edilecek ahır binası, samanlık, yem deposu, hayvan barınağı, gübre çukuru, su deposu ve fosseptik çukuruna ilişkin olarak ücret alınmayacağı hususunda herhangi bir hükme ise yer verilmemiştir.

Bununla beraber, ücret uygulaması ile ilgili olarak 16/05/2005 tarihli ve 25817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 31 seri no.lu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu Tebliğin “2.Belediyelerce Ücret Uygulama Esasları” başlıklı bölümünde, belediyelerin harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almalarının mümkün bulunduğu, ancak ücretlerin hizmetten faydalananlardan yapılan hizmetin maliyeti göz önünde bulundurularak adalet, eşitlik ve genellik prensiplerine uygun olarak tespit edilmesinin gerektiği belirtilmektedir.

Buna göre, şirketinizin büyükbaş besi hayvancılık yatırımı kapsamında inşa edeceği ahır binası, samanlık, yem deposu, hayvan barınağı, gübre çukuru, su deposu ve fosseptik çukurunun, 2464 sayılı Kanunun Ek 2 nci ve 80 inci maddelerine göre, bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçlardan istisna tutulması gerekmektedir.

Ancak, anılan Kanunda bahse konu yapı ve tesislere ilişkin olarak ücret alınmayacağı hususunda herhangi bir hüküm bulunmadığından, bu Kanunun 97 nci maddesinde aranılan şartların gerçekleşmesi durumunda, ilgili Belediyece şirketinizden imar durum ücreti alınması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

SAMSUN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

Sayı                :     13649056-175.01[05-2017/ÖZE-05]-117                01.11.2017

Konu              :     Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında geçici emlak vergisi muafiyeti hk.

İlgi                   :   14.03.2017 tarihli özelge talep formu.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, … ili, … Vergi Dairesi Müdürlüğünde … vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi olduğunuz,  … ilinde bulunan otel binası inşaatınızın 2010 yılında tamamlandığı, 15.10.2010 tarihli ve … sayılı yapı kullanma izin belgesinin alındığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 20.05.2011 tarihli ve … sayılı Turizm İşletme Belgesi izinleri ile işletmeye açıldığı ve ayrıca söz konusu yatırımın Ekonomi Bakanlığının 22.04.2010 tarihli ve … sayılı yatırım teşvik belgesi kapsamında yapıldığı ve tamamlama vizesi işlemleri yapılarak 04.04.2014 tarihli ve … sayılı yatırım teşvik tamamlama vizesi belgesinin alındığı belirtilerek, bahse konu bina için geçici emlak vergisi muafiyetinin öncelikle 2011 ila 2015 yıllarına ilişkin olarak uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanmasının mümkün bulunmaması halinde ise 2016 ve müteakip yıllara ilişkin olarak uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde, bina vergisinin binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği; 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, bina vergisi mükellefiyetinin, 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı; 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında, yeni bina inşa edilmesinin vergi değerini tadil eden sebep olduğu; 23 üncü maddesinde, bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde emlak vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğu, vergi değerini tadil eden nedenler bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirimin, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verileceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 5 inci maddesinde,

“…

  1. b) Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde turizm müessesesi belgesi almış olan Gelir veya Kurumlar Vergisi mükelleflerinin adı geçen kanunda yazılı maksatlara tahsis ettikleri ve işletmelerine dahil binaları, inşalarının sona erdiği veya mevcut binaların bu maksada tahsisi halinde turizm müessesesi belgesinin alındığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır.

   …

  1. g) Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır.

Yukarıda (a), (b), (c) ve (d) fıkralarında yazılı muafiyetlerden istifade için, mezkur fıkralarda yazılı hallerin vukuunda, keyfiyetin bütçe yılı içinde ilgili vergi dairesine bildirilmesi şarttır. Ancak, bu olaylar bütçe yılının son üç ayı içinde vukubulduğu takdirde bildirim, olayın vukubulduğu tarihten itibaren üç ay içinde yapılır.

Süresinde bildirimde bulunulmazsa muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı takibeden bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşer.(Köylerdeki inşaat için bildirimde bulunulmaz)” hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanunun 37 nci maddesinde ise bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabirinin, belediyeleri ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, konu ile ilgili olarak yayımlanan 12.05.2011 tarihli ve 2 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Sirkülerinin “3.Sonuç” başlıklı bölümünde, “Kültür ve Turizm Bakanlığınca turizm işletmelerine yatırım ve işletme aşamasında, Sirkülerin (2) nci bölümünde belirtilen belgeler verilmektedir. Söz konusu belgelerin tamamı 1319 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) fıkrasında ifade edilen “turizm müessesesi belgesi” mahiyetindedir. Bu nedenle söz konusu belgelerden herhangi birine istinaden geçici emlak (bina) vergisi muafiyetinden faydalanılması mümkün bulunmaktadır. Ancak bu muafiyetten yararlanabilmek için, söz konusu binaların gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan turizm işletmelerine dâhil olması ve Turizmi Teşvik Kanununda belirtilen maksatlara tahsis edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca 1319 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) fıkrasındaki istisnadan yararlanılabilmesi bildirim şartına bağlandığından, belgenin alındığı bütçe yılı içinde, bütçe yılının son üç ayı içinde alınması halinde olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde ilgili belediyeye bildirim yapılması gerekmektedir. Süresinde bildirimde bulunulmaması halinde muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren geçerli olacak ve bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşecektir.” denilmektedir.

Öte yandan, 69 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinde;

“(1) Yapılan düzenleme ile Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilecektir. Söz konusu muafiyet, bina inşaatının sona ermesini takip eden bütçe yılından itibaren başlayacak olup binanın kısmen kullanılmaya başlanılması halinde ise muafiyet kısmen kullanılmaya başlanılan kısımlar için uygulanacaktır.

(2) Geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilmek için;

  1. a) Bina inşaatının Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapılacağı tarihten önce sona ermiş olması,
  2. b) Yeni inşa edilen binaya ilişkin olarak 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereği verilecek olan emlak vergisi (bina) bildirimiyle birlikte Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin de ilgili belediyeye verilmesi, gerekmektedir.

6) Düzenlemenin yürürlüğe girdiği 1/1/2017 tarihinden önce tamamlama vizesi yapılmış olan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar, geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanamayacaktır.” denilmektedir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre,

-20.05.2011 tarihli ve … sayılı Makam Oluru ile Kültür ve Turizm Bakanlığından “Turizm İşletme Belgesi” alan şirketinize ait söz konusu otel binasının, 1319 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) fıkrasına göre, Turizm İşletme Belgesinin alındığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalanabilmesi için keyfiyetin bütçe yılı içinde ilgili belediyeye bildirilmesi şart olduğundan ve süresinde bildirimde bulunulmaması durumunda da bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşeceğinden anılan hüküm çerçevesinde,

-1319 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (g) fıkrasının yürürlüğe girdiği 01.01.2017 tarihinden önce tamamlama vizesi yapılmış olan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar bu fıkra kapsamında geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanamayacağından, tamamlama vizesi  04.04.2014 tarihinde yapılan  Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen söz konusu otel binasına ilişkin olarak bahse konu hüküm çerçevesinde geçici bina vergisi muafiyetinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.