Telomer tedavisi ve beyin amortismanı

SERTAB Erener, “100 yaşıma geldiğimde de sahnede şarkı söylemek istiyorum” dedikten sonra ‘Telomer tedavisi’ gündeme geldi…

Tabi konu bu kadar basit değil… Öncelikle “hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, sigara vb. zararlı alışkanlıklar terk edilecek, ardından bitkisel ilaçlar kullanılacak”diyor, Sertab Erener. Diğer taraftan birçok uzman da; bitkisel de olsa, yeni olan telomer tedavisine mesafeli yaklaşıyorlar… Ki sonradan Prof. Dr. Canan Karatayda katıldı tartışmaya “Telomer hapıyla ömür uzatmak hikâye” diyerek…

Belli ki bu konu daha çok tartışılacak… İnsanların ‘faydalı ömrünü’ uzatmayı amaçlayan Telomer tedavisi bana, vergi mevzuatındaki ‘faydalı ömür’kavramını hatırlattı.

Malum, işletmeler de kârlı ve uzun ömürlü olmak için faaliyet gösteriyorlar… Hedeflerine ulaşmak için faaliyet gösterirlerken çeşitli varlıklara-demirbaşlara ihtiyaç duyup yatırım yapıyorlar. Ofis ortamı için; bilgisayar, masa-sandalye gibi, üretim için makine teçhizat gibi… Ayrıca ihtiyaçlarına göre bina, kamyonet, otomotiv gibi varlıklar da edinebiliyorlar. Ve bu varlıkları edinmek için ödedikleri bedeller de; vergiden düşülebiliyor, gider yazılabiliyor. Gider yazarken dikkate alınan kriter ise; varlıkların ‘faydalı ömürleri’… (Vergi Usul Kanunu –VUK- Md. 315)

Dolayısıyla işletmelerde -telomer tedavisinin aksine- faydalı ömrün uzun olması değil, kısa olması avantajlı. Çünkü varlıkların faydalı ömrü mevzuatta ne kadar kısa belirlenmişse her yıla düşen amortisman gideri yazma imkanı o kadar artıyor, dolayısıyla ödenecek vergiden düşülebilecek miktar da beraberinde artıyor. (Normal amortisman oranının iki katı tutarında ve oranı yüzde 50’yi geçmeyecek şekilde ‘Azalan Bakiyeler Usulüyle Amortisman da’ ayrılabilir. VUK Mük. Md. 315)

BEYİN AMORTİSMANI GİDER YAZILABİLMELİ

Ticari faaliyet gösteren şahıs-şirketlerden başka; serbest meslek faaliyeti gösteren kişiler de vergi mükellefi… Doktor, avukat, mali müşavir, mimar gibi şahsen faaliyet gösteren bu kişilerde de, kazanç-vergi hesabı yapılıyor. Ancak faaliyetlerini gerçekleştirirlerken önemli bir yıpranma payını, ‘bedensel yıpranmalarını’ vergi hesabında indirim olarak dikkate almıyorlar. Halbuki, yasadaki ifadeyle belirtirsek “sermayeden ziyade şahsi mesaiye” dayanıyor bu kişilerin faaliyetleri. (Gelir Vergisi Kanunu Md. 65) E zaten şahsi mesai demek, şahsi yıpranma demek… Çoğu serbest meslek erbabı için de; fiziksel yıpranmadan daha çok, zihinsel yıpranma demek. Daha da doğrusu beyin yıpranması veya beyin amortismanı demek…

İşletmelerin kazanç elde etmek için edindikleri makine, demirbaş, otomobil, bina gibi varlıklar için nasıl amortisman gideri yazma imkanı varsa, serbest meslek erbabı için de ‘beyin amortismanı’ yoluyla vergide indirim imkanı tanınmalı.Bizzat kendi mesaileri, kendi yıpranmaları yoluyla kazanç elde ettiklerinden…

Hemen her serbest meslek erbabı, mesleğini icra edip kazanç elde etme aşamasına kadar zaten ağır eğitim külfetine katlanıyor. Mesleğe başladıktan sonra da, yıpratıcı süreç yine kesintisiz ve artarak devam etmekte. Ancak bu yıpratıcı süreç içerisindeki yıpranmalar, vergi hesabında kazançtan düşülemiyor, ödenecek vergideki azaltıcı etkisi kullanılamıyor.

Mali müşavirlik mesleğinin çatı örgütü TÜRMOB bunu daha önce dile getirdi… Hangi yıl için ne kadar mesleki yıpranma payının indirim olarak dikkate alınabileceğini de önerdi… “Serbest meslek erbabının elde ettiği hasılattan, faaliyetin ilk 5 yılında yıllık yüzde 10, sonraki yıllarda yüzde 20 nispetinde mesleki yıpranma payının yıllık beyannamelerinden indirim yapma hakkı tanınmalıdır” dedi

Tüm serbest meslek mensuplarına; ağır mesailerinde, -vergiden düşülebilsin veya düşemesin- öncelikle faydalı-sağlıklı ömürler dileyelim. Ardından Maliye Bakanlığı’na bir kez de biz çağrıda bulunalım… Avukat, doktor, mali müşavir gibi meslek mensuplarına; mesleki yıpranmalarını, beyin amortismanı olarak kazançlarından indirim imkânı tanınsın…

8 Kasım 2017 /Hürriyet