Hangi patron vergi iadesi alacak, hangisi vergi ödeyecek?

DIŞARIDAN bakıldığında öyle görünür. Kasada, bankada ne kadar para varsa hepsi patronundur. Dilediği zaman, dilediği kadar parayı, sahibi olduğu şirketin kasasından- bankasından çekebilir.

Aslında pek de öyle değil.

Patronun; huzur hakkı, ücret gibi şirketten bir alacağı yoksa, ticaret mevzuatına göre de, (vadesi geçmiş sermaye taahhüt borcu olmaması gibi…) vergi mevzuatına göre de (ilaveten şirkete faiz ödemesi gerekeceği gibi…) çeşitli kriterlere tabi para çekmek. Hatta ortağın çekeceği para; en tabi hakkı olan ‘kâr payı’ olsa dahi yine bir prosedüre tabi…

Kâr elde edildiğinde de patronlar bu kârı hemen alamıyor. Öncelikle şirkete ortak olmayan ama kâra ortak olan devletin payını alması lazım. Şirket kâr elde ettiyse öncelikle devlet payını alır; kârın yüzde 20’si oranında. (7061 sayılı yasa ile bu oran 2018, 2019 ve 2020 yılları için yüzde 22 oranında uygulanacak.)

Şirketler kârın yüzde 20’ni kurumlar vergisi olarak ayırdıktan sonra kalan kârı da hemen ortaklara dağıtamıyor. Kâr dağıtılmadan önce yüzde 15’de (ortak adına) gelir vergisi hesaplanmak zorunda. (Ticaret Kanunu hükümlerinin ve şirket ana sözleşmesinin de, kâr dağıtımı sırasında ayrıca dikkate alınması gerekir.)

Yani patronlar; yıl içinde şirketleri kâr elde etsin diye çaba sarf etseler ve bu çabanın ardından başarıp kâr elde etseler bile şirketin kasasındaki-bankasındaki paraya hemen dokunamıyorlar. Öncelikle elde edilen kârdan iki kalem vergilendirme yapılması gerekiyor, sonrasında ancak kâr payı elde edilebiliyor…

Hangi patron vergi iadesi alacak, hangisi vergi ödeyecek

Kurumlar vergisi (yüzde 20) ve gelir vergisi (yüzde 15) hesaplandıktan sonra vergilendirme bitiyor mu peki? Ortaklık payları karşılığı alınan kâr için  (2017 için, 60 bin lirayı aşıyorsa) ayrıca şahsen gelir vergisi beyanında da (1-25 Mart)  bulunulması gerekiyor.

Beyannamedeki hesaplamalar sonucunda ise; ‘bazı patronlar vergi ödeyecek’, ‘bazı patronlarsa vergi iadesi alacaklar’. Şimdi hangi patronun vergi ödeyeceğine, hangi patronun iade alacağına bakalım…

KİMLER VERGİ İADESİ ALACAK

2017 yılında elde ettiği temettü ve kâr payı tutarı 60 bin TL’yi aşmayanlar beyanname vermeyecek. Vergiye tabi gelir 60 bin lirayı geçiyorsa mart ayında (1-25 Mart) şahsen beyanname verilmesi gerekiyor. (GVK Md. 86/1-c) Beyannameye gelir olarak kârın (temettünün) yarısı dahil edilip vergilendiriliyor (kalan yarısı istisna) ve şirketin ödediği yüzde 15 stopaj da ödenecek vergiden mahsup ediliyor/düşülüyor. Kesinti yoluyla ödenen (yüzde 15) verginin, hesaplanan gelir vergisinden yüksek olduğu durumda vergi iadesi de söz konusu olabiliyor.

Örneğin; ortağı olduğu şirketten, 2017’de 100 bin lira kâr payı elde eden ortak, mart ayında beyanname verdiğinde vergi ödemek bir yana, 4.250 lira da vergi iadesi alabilecek. İade çıkmasının nedeni; kâr payı ortağa ödenmeden önce şirketin geçen yıl 15 bin lira vergi kesintisi yapıp vergi dairesine ödemiş olması… 100 bin lira kâr payı için; verilecek beyannamede ilk başta 10 bin 750 lira vergi hesaplansa da, yıl içinde kesinti yoluyla ödenen verginin daha yüksek (15 bin lira) olmasından dolayı, aradaki fark (15.000-10.750=4.250 lira) vergi iadesi olarak beyanname veren ortağa ödenir.

Yurtdışında ikamet edenlerin Türkiye’de elde ettikleri kâr payı ya da temettü gelirleri için tutarı ne kadar olursa olsun beyanname vermeleri gerekmediğini de ayrıca belirtelim…

28 Şubat 2018 / Hürriyet Gazetesi.